Son Nefes İktisat

Son Nefes: İktisat

Osmanlı ekonomisini düzgün bir şekilde inceleyebilmek için sadece Osmanlı’yı ele almak yetersiz kaldığından bu coğrafyanın 1000 yılını ve keşifleri ele almak çok daha isabetli olacaktır. Osmanlı iktisat sistemi geniş bir etkileşim çerçevesinde oluşmasına rağmen temelde üç ana kaynaktan beslenmiştir. Bunlar eski Anadolu uygarlıkları, Türkistan tecrübesi ve İslam ekonomisidir.

Anadolu eski medeniyetlerden bu yana bir transit ticaret bölgesi olması yanı sıra su ve ırmaklar açısından da bereketli olduğundan her zaman tarımı yapılabilir kılmıştır. Daha önceki hayatlarında göçebe bir toplum olan Türkler at ve hayvan yetiştirmede meziyetli olmalarının da katkısıyla bölgeye geldikten sonra Anadolu’da hayvancılığın gelişmesine önemli katkı sağlamışlardır.tarm İlerleyen yıllarda ise Osmanlı Tımar sistemi dediğimiz devletin gerek başkentten uzak bölgelerdeki yönetim biçimini gerekse üretimin kontrol altına alınmasını sağlamıştır. Bilhassa 15-16. Yüzyıllarda Tımar sistemi ordunun sipahi gücünü sağlamış bunun yanında hem merkezi otoritenin gücünü arttırmış hem de tarımın devamlılığını sağlamıştır. Tımar sistemi toprakların köylerin; paşalara, hanedan mensuplarına, ordu komutanlarına içindeki köylüler ile verilmesi ile yürüyen bir düzendi. Tımar verilmiş kimseden vergi alınmaz bunun yerine ödenecek vergi ile o toprakta asker yetişirdi.  Böylece savaş veya sefer sırasında toprakta yöneticilik yapan sipahi ve halk kısa sürede atlı bir askere ve düşük rütbeli bir subaya dönüşmekteydi. Ayrıca bulunduğu topraktan uzaklaşmak isteyen bir köylü izinsiz hareket edemez eğer etse bile toprak sahibine verilen ‘geri alma’ hakkı sayesinde binevi üretimin düşmesine veya şehirlerdeki nüfus patlamalarına ve emek arzı fazlalarına mani olunmaktaydı. Sipahiler ateşli silah kullanmayan askerler olmasına karşın yeniçeriler çoktan bu tip silahları kullanıyorlardı. Bu durum 16.yy dan sonra Avrupa’da ateşli silahların güçlenmesiyle Osmanlı ordusu içinde yeniçerilerin önemini arttırırken sipahileri gözden düşürmüştür. Yeniçeriler doğrudan hazineden maaş aldıkları için devlet nakit ihtiyacı duymuştur. Nakit gereksinimini hızlı bir biçimde karşılamanın başlıca yolu vergilerin iltizam yöntemiyle toplanmasıydı. İltizam yöntemi ise devlet gelirlerinin yani vergi toplama işinin kişilere devredilmesi ile olurdu. Bu kişilere Mültezim denirdi ve kar etmeye çalışabilirdi. Batıda gelişen bilim askeri açıdan bizi geri bırakması ve Türk topraklarının, batının yeni ticaret yolları keşfetmesi, sebebi ile öneminin azalmasından dolayı geçilen yeni vergi sistemi Tımarların askeri ve ekonomik gücünü önemsiz hale getirmiştir. Tımar sistemi daha sonrasında işlevini yerine getiremeyen, köhne bir kurum olarak Tanzimat fermanına kadar devam etmiştir.

Osmanlı ekonomisinin şehir ve esnaf tarafı ise genellikle klanlar/loncalar halinde idi. Ondan önce bahsetmek istediğim bir kurum ise Ahilik’tir. Ahilik, Hacı Bektaş-ı Veli’nin tavsiyesi üzerine Ahi Evran tarafından kurulmuştur. pazarBu hareket Anadolu’ya yeni gelmiş olan Müslüman Türkmen halkın hem ticaret, zanaat, sanat, ekonomi gibi alanlarda eğitimini üstlenmekle birlikte dürüst ticaret, hak yememe, para hırsı gibi konularda da terbiye etmiş hem de coğrafyaya yeni gelmiş olan bu kitlenin bölgede zaten var olan esnaf ve tüccarlarla rekabet etme şansı yakalamasını sağlamıştır. Devletin enflasyon ile mücadele etmesinde etkin rolü ise klanlar oynamıştır. Devletin ilgili mercileri ile klan başının görüşmeleri ve vardıkları ortak karar ile gerek hammaddede gerekse son maddede sabit fiyat uygulamasına gidilmiştir. Böylece daha çok para verip daha çok hammadde almak veya malı daha düşük veya yüksek fiyattan satılması söz konusu değildir. Ayrıca klanlar fiyat, dükkan temizliği v.b. konularda denetimi yapan mekanizmalardan biriydi. Çarşı düzeni Kadı ve klan başı tarafından sağlanıyordu. Kabahat işlemiş bir esnaf Klan kethüdası ile Kadının kararı ile cezalandırılırdı.

Sabit üretim ve fiyat politikalarının yanı sıra Osmanlı başkenti doyurmak veya malların dağıtımını kolay denetlemek amacı ile bazı durumlarda tekelleşmeye yönelmiştir. Örneğin bal ve süt ürünleri kırımdan getirilirdi. Bu gelen mal önce sübvansiyonlarla orduya satılır daha sonra vakıf ve medreselere gönderildikten sonra piyasaya girerdi. Bu düzenin işlemesinde tekele yakın bir sistemin kullanılması ortaya çıkabilecek pek çok sorunun önüne geçmiştir. Öte yandan kıtlık yıllarında pek çok esnafında batmasına sebep olmuştur. Bilhassa İstanbul’da kıtlıktan ötürü fiyatların yükselmesini kıtlıktan ziyade denetim zayıflığına bağlayan halkı yatıştırmak için pek çok kadı ve paşa yok yere azledilmiştir.

İlerleyen yıllarda Osmanlı’nın savaşlar kaybetmesi imparatorluğu önce savaş ganimetlerinden mahrum bırakmış daha sonrada toprak kayıpları ile önce Tımar sistemi yaralanmış ve işlevsiz kalmaya başlamıştır. Ekonominin iflası ile başlayan isyanlar ve ileriki yıllarda bilhassa batıda ateşlenen ve bizim topraklara sıçrayan siyasi-sosyal akımlar yönetici ve aydın zümre için hedef şaşırtıcı unsur olmuşlardır. Böylece asıl sıkıntı olan üretim ve ticaret hak ettiği ilgiyi görememekle birlikte Dünya’da bu alandaki yenilikleri takip ve anlama konusunda yetersiz kalınması Sanayi devrimini yapamamış olmamızla sonuçlanmıştır.

Osmanlı, Rönesans ve bilim konusunda olduğu gibi ekonomide de eksik ve geride kalmış. Bunun neticesi olarak modern Dünya’nın ticaretinde rol oynayamamakla birlikte yıpranmış, yıkık bir ekonomi ile girmek zorunda bırakıldığı bir savaşa girerek son nefesini vermiştir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

WordPress.com' da yeni bir web sitesi oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: