Harem

 

 Harem(haremi hümayun) kelime anlamı olarak “korunan yer” anlamına gelmektedir. Harem sadece sayarda cariye ve hanedan hizmetlilerin barındığı ve eğitildiği “kurum” değil aynı zamanda normal halkında evlerinde bulunan ve kadınların yabancı erkeklerle karşılaşmadan yaşayabileceği alandır. Bizim tarif edeceğimiz, Osmanlı hanedanı haremidir.

harem 3

Öncelikle haremin iki işlevi vardır. Birincisi, padişaha, paşalara, beylere “eş” yetiştirmek diğer görevi ise Enderun okulunun kızlar için olan versiyonu gibi çalışır. Fatih Sultan Mehmet ile birlikte hanedan diğer hanedanlarla evlilik yapmayı bırakınca haremin nitelikli eş yetiştirme görevi, hanedana “gelin” ve şehzade yetiştirme görevi bir kat daha mühim hale geldi

Peki harem nasıl çalışırdı? Öncelikle bir çoğumuzun yanlış bildiği gibi harem sırf cinsel ilişki için orada bulunan kadınlardan oluşmaz ve oraya ender durumlar hariç padişah dahi giremez. Hatta padişaha eş olmak için orada bulunmayan hizmetliler padişahın karşısına tesettürsüz çıkamazdı. Saraya gelen kızlar genellikle savaş esirleri ve kimsesizlerdi. Hareme doğma büyüme müslüman giremezdi.harem 2 Haremi yöneten kişi padişahın annesi “valide sultandır” . Kızlardan en iyi yetişmişleri, terbiyeli, ağır başlı olanları seçer ve padişaha gönderirdi. Padişaha sunulan kız “gözde” olur ve bir erkek çocuk sahibi yani “şehzade” sahibi olursa “kadın efendi “ olur, saraydaki nüfusu artardı. Oğlu tahta geçen kadın efendi “sultan” olurdu. İstisnai durum olarak oğlu tahta geçmeden “sultan” unvanını alan tek kadın Hürrem Sultan’dır (Kanuni’nin ona nikah kıyması üzerine). Aynı nitelikteki kızlarda bekar paşa ve beylere verilirdi. Böylece devletin yönetici zümresine hem eş sağlanmış olur hem de söz konusu paşa veya bey ile biraz daha yakınlık sağlanmış olunup, sadakat pekiştirildi.

Diğer özelliği ise bir eğitim kurumu olmasıdır. Saraya alınan kızlara sıkı bir disiplin altında din, oya, dikiş, müzik, resim gibi sanatlar öğretilirdi. Sarayda barınan bu kızlara ve onları izahta tutan hadım ağalara maaş verilirdi. Bu durum Osmanlı da kölelerin bile camiler inşa etmesine hayır işlerine girmesine vesile olmuştur. Örnek olarak: Kanuni Sultan Süleyman’ın Hürrem Haseki Sultan’dan olma kızı Mihrimah Sultan’ın dadısı Hace Hesna Hatun’un Üsküdar Sultantepe’deki bu gün kendi adi ile anılan cami.

harem Birde haremdeki “çırak çıkarma” durumu söz konusu, yaşı geçen veya yeteri kadar hizmet ettiği düşünülen kızlar halktan birilerine nikahlanırdı. Çırak çıkan kadın öyle yetişmiş olurdu ki zor durumlarda mahalleye önderlik edecek kapasitede olurdu.

İşin özü harem zevk ve sefahat yeri değil aksine yatılı kız okuludur. En başarılıları padişaha eş olur ve nasipleri varsa “valide sultan” olurlardı. Pek çoğu savaş esiri olan bu kızlar geride bırakılmak veya öldürülmek yerine alınıp terbiye edilip eğitilerek hayata ve topluma kazandırılırdı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

WordPress.com' da yeni bir web sitesi oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: